Savaş Teknolojileri

Hitler Denizaltıları Karadan Taşıdı!

1942’de Almanya’nın Karadeniz’de Sovyet donanmasına karşı kullanabileceği denizaltılara ihtiyacı vardı. Fakat Türkiye, savaş boyunca Boğazlar konusunda Montrö rejimini uyguluyor ve Alman savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişine izin vermiyordu. Alman Donanması bunun üzerine sıra dışı bir çözüm geliştirdi: Altı denizaltı sökülecek, yan yatırılacak, nehirlerden ve otoyollardan geçirilerek Romanya’ya taşınacak ve orada yeniden birleştirilecekti. (1) (2)

Videoda Kullanılan Kaynaklar, Belgeler ve Görseller

Karadeniz’e giden yol Türkiye’den geçiyordu

Almanya 1941’de Sovyetler Birliği’ne saldırdığında savaş kısa sürede Karadeniz kıyılarına ulaştı.

Kırım, Kafkasya ve Sovyet limanları Alman savaş planları açısından giderek daha önemli hâle geldi.

Ancak Almanya’nın ciddi bir problemi vardı:

Karadeniz’de U-boat filosu yoktu.

Normal şartlarda Akdeniz’den gelen bir denizaltının Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz’e çıkması gerekiyordu.

Fakat Türkiye savaşta tarafsızdı ve Montrö Sözleşmesi savaş gemilerinin geçişini sıkı biçimde düzenliyordu. Almanya gibi Karadeniz’e kıyısı olmayan savaşan bir devletin denizaltılarını bu şekilde geçirmek pratik olarak mümkün değildi. (3)

Almanların önünde iki seçenek kalmıştı:

Denizaltısız kalmak.

Ya da denizaltıları denizi kullanmadan Karadeniz’e götürmek.

İkinci yolu seçtiler.

Hedef için yalnızca küçük denizaltılar uygundu

Alman Deniz Kuvvetleri teknik olarak hangi denizaltıların karadan taşınabileceğini araştırdı.

5 Aralık 1941 tarihli Alman Deniz Kuvvetleri değerlendirmesinde sonuç oldukça açıktı:

Büyük U-boat’ları karadan taşımak mümkün değildi.

Ancak küçük Type IIA ve Type IIB denizaltılar, ağır parçaları söküldüğü takdirde taşınabilirdi. (1)

Sonunda Type IIB sınıfından altı denizaltı seçildi:

U-9
U-18
U-19
U-20
U-23
U-24

Bunlar yaklaşık 42 metre uzunluğunda küçük kıyı denizaltılarıydı.

Atlantik’te kullanılan dev okyanus U-boat’larına göre çok daha küçüktüler.

Ama yine de yüzlerce tonluk savaş makineleriydi.

Denizaltıları parçalamaya başladılar

1942 baharında operasyon başladı.

Denizaltıların:

kuleleri,
dizel motorları,
bataryaları,
üst güverte parçaları
ve ağırlığı artıran başka donanımları

söküldü. (1)

Böylece yalnızca ana gövdenin ağırlığı yaklaşık 140 tona kadar indirilebildi.

Fakat ortaya yeni bir problem çıktı.

Denizaltı normal biçimde kamyona konulduğunda fazla yüksekti.

Çözüm oldukça sıra dışıydı:

Denizaltılar yaklaşık 90 derece yan yatırıldı.

Artık bir denizaltıdan çok dev bir çelik silindir gibi görünüyorlardı.

Önce nehirde yüzdüler

Denizaltı gövdelerinin çevresine özel dubalar bağlandı.

Bu sistem sayesinde gövde su üzerinde taşınabilecek bir platform hâline geldi.

Denizaltılar Kiel bölgesinden kanallar ve Elbe Nehri üzerinden Dresden’e kadar getirildi. (1)

Ama Dresden’den sonra su yolu kesiliyordu.

Çünkü Elbe ile Tuna arasında bu büyüklükte savaş araçlarının geçebileceği uygun bir kanal bulunmuyordu.

İşte operasyonun en çılgın kısmı burada başladı.

Denizaltı otoyola çıktı

Dresden’de denizaltılar sudan çıkarıldı.

Her gövde iki adet 70 tonluk ağır taşıma römorkunun üzerine yerleştirildi.

Dev taşıyıcıları güçlü Kaelble çekiciler çekiyordu.

Ve Almanya’nın savaş denizaltıları:

otoyolda yolculuk etmeye başladı.

(1)

Dresden’den Tuna üzerindeki Ingolstadt bölgesine kadar yüzlerce kilometrelik kara yolu aşılması gerekiyordu.

Konvoy son derece yavaştı.

Bazı kaynaklarda ortalama hız yaklaşık 8 km/saat civarında veriliyor. (2)

Yol boyunca:

köprülerin taşıma kapasitesi,
virajlar,
yol eğimleri,
elektrik hatları
ve dev gövdenin yüksekliği

ayrı ayrı hesaplandı.

Normalde denizin altında düşman gemilerini avlamak için tasarlanan bir araç artık Alman otoyollarında ilerliyordu.

Tuna’ya ulaştıklarında yeniden suya indirildiler

Konvoy Ingolstadt’a ulaştığında denizaltılar yeniden dubalara bağlandı.

Bu noktadan sonra taşıma rotasının büyük kısmı Tuna Nehri üzerinden devam etti. (1)

Denizaltılar Avusturya’dan ve Balkanlar’dan geçirilerek Romanya’ya doğru taşındı.

Nihayet Romanya’nın Galați tersanesine ulaştılar.

Burada sökülen parçalar yeniden takıldı.

Motorlar geri yerleştirildi.

Kuleler monte edildi.

Bataryalar ve silah sistemleri yeniden kuruldu.

Denizaltılar tekrar gerçek bir savaş gemisine dönüştü.

30. U-boat Filotillası doğdu

Yeniden tamamlanan denizaltılar Romanya’nın Köstence limanına gönderildi.

Ekim 1942’den itibaren burada 30. U-boat Filotillası faaliyet göstermeye başladı. (2)

Görev alanları tamamen Karadeniz’di.

Altı denizaltı:

Sovyet ikmal hatlarına,
ticaret gemilerine,
askerî nakliye gemilerine
ve çeşitli deniz hedeflerine

karşı operasyon yaptı.

Uboat.net kayıtlarına göre 30. Filotilla toplam altı Type IIB denizaltıdan oluşuyordu ve Köstence’yi üs olarak kullanıyordu. (2)

Yani aylar süren mühendislik operasyonu gerçekten işe yaramıştı.

Karadan taşınan denizaltılar savaşmaya başlamıştı.

Ama Almanya’nın Karadeniz macerası tersine döndü

1944 yazında savaşın yönü tamamen değişmişti.

Sovyet ordusu batıya ilerliyordu.

Ve Almanya açısından kritik olay Romanya’nın Ağustos 1944’te taraf değiştirmesi oldu.

Köstence artık güvenli bir Alman deniz üssü değildi.

Altı denizaltıdan üçü:

U-9, U-18 ve U-24

Karadeniz’de kaybedildi veya kullanılamaz hâle geldi.

Geriye:

U-19, U-20 ve U-23

kaldı. (2)

Fakat onların da artık gidebilecekleri bir üs yoktu.

Denizaltılar Karadeniz’de kapana kısıldı

Almanlar üç denizaltıyı Karadeniz’den çıkarmanın yollarını araştırdı.

Ama geldikleri kara yolculuğunu savaşın bu aşamasında tersine çevirmek gerçekçi değildi.

Boğazlardan geçiş ise Türkiye nedeniyle yine mümkün değildi. (3)

Üç denizaltı Karadeniz’de dolaşıyordu.

Yakıt sınırlıydı.

Üs yoktu.

Sovyet kuvvetleri bölgeye hâkim olmaya başlamıştı.

Sonunda Alman Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gemilerin düşmanın eline geçmemesi için:

batırılmasına karar verdi.

Son buluşma Türk kıyılarında

Eylül 1944’te üç Alman denizaltısı Türkiye’nin Karadeniz kıyılarına yaklaştı.

Komutanlar gemilerin nerede batırılacağını belirledi.

10 ve 11 Eylül gecelerinde:

U-23 Ağva açıklarında,
U-20 Karasu açıklarında,
U-19 ise Zonguldak bölgesi açıklarında

mürettebatları tarafından batırıldı. (2) (4)

Silahların ve gizli belgelerin Sovyetlerin eline geçmemesi için bazı malzemeler önceden denize atılmıştı.

Mürettebat daha sonra küçük botlarla Türk kıyılarına çıktı.

Denizaltıcılar Türkiye’ye çıktı

Planları Türkiye üzerinden güneye ilerlemek ve mümkünse Ege’de hâlâ Alman kontrolündeki bölgelere ulaşmaktı.

Ama uzun süre gizlenemediler.

Türk makamları Alman denizcileri yakaladı.

Savaşın sonuna kadar Türkiye’de enterne edildiler. (4)

Yani aylar önce Almanya’dan:

nehirle,
karayoluyla,
tekrar nehirle

Karadeniz’e taşınan denizaltıların son mürettebatı savaşı Türkiye’de tamamladı.

U-20 bugün hâlâ Karasu açıklarında

Hikâyenin en ilginç taraflarından biri de burada.

U-20’nin batığı hâlâ Sakarya’nın Karasu ilçesi açıklarında bulunuyor.

Türk Deniz Kuvvetleri tarafından 1994 yılında tespit edilen batık yaklaşık 23 metre derinlikte yatıyor. (4)

Type IIB denizaltısının gövdesi büyük ölçüde korunmuş durumda.

Dolayısıyla bu inanılmaz taşıma operasyonundan geriye kalan savaş makinelerinden birini bugün Türkiye kıyılarında görmek mümkün.

Hitler gerçekten “karadan denizaltı taşıdı” mı?

Başlığı biraz açmak gerekiyor.

Denizaltıları kamyonlara yükleyen veya operasyonu bizzat yöneten kişi elbette Hitler değildi.

Bu operasyon Nazi Almanyası’nın Kriegsmarine teşkilatı tarafından gerçekleştirildi.

Fakat Karadeniz’e denizaltı gönderme meselesi Alman üst komutasının gündemindeydi ve Hitler ile Deniz Kuvvetleri komutanlığı arasındaki konferans kayıtlarında transfer seçeneklerinin tartışıldığı görülüyor. (1)

Dolayısıyla başlıktaki ifade dönemi anlatıyor.

Teknik olarak daha doğru cümle:

“Nazi Almanyası altı U-boat’ı karadan Karadeniz’e taşıdı.”

Denizaltıyı deniz olmadan taşımak

Operasyonun mühendislik tarafı bugün bile sıra dışı görünüyor.

Yaklaşık 42 metrelik savaş denizaltıları:

söküldü,
yan yatırıldı,
dubalarla nehirde yüzdürüldü,
dev römorklarla otoyollardan geçirildi,
Tuna’ya indirildi,
Romanya’da yeniden birleştirildi
ve savaşa gönderildi.

Sonunda aynı denizaltılardan üçü:

Türkiye kıyılarında kendi mürettebatları tarafından batırıldı.

Karadeniz’e ulaşmak için aylar süren yolculuk yapan bu filonun hikâyesi böyle sona erdi.

Kaynaklar ve Belgeler

(1) U.S. Naval Institute Proceedings — Overland Transport of German Ships During World War II
https://www.usni.org/magazines/proceedings/1955/january/overland-transport-german-ships-during-world-war-ii U.S. Naval Institute

(2) Uboat.net — 30th U-boat Flotilla
https://www.uboat.net/flotillas/30flo.htm Uboat.net

(3) T.C. Dışişleri Bakanlığı — Montrö Sözleşmesi ve Türk Boğazları rejimi
https://www.mfa.gov.tr/implementation-of-the-montreux-convention.en.mfa Dışişleri Bakanlığı

(4) Anadolu Ajansı — Türkiye kıyılarındaki Alman U-boat’larının hikâyesi
https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/2-dunya-savasindan-kalma-denizalti-bulundu/1380367 Anadolu Ajansı

Ek akademik kaynak — Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları: Alman denizaltıları ve personelin Türkiye’de enterne edilmesi
https://dergipark.org.tr/tr/download/issue-full-file/67519