Tarih

5.000 Metre Derinden Denizaltı Çalmak! | CIA’in En Gizli Operasyonu

1968’de Sovyetler Birliği’ne ait K-129 balistik füze denizaltısı Pasifik Okyanusu’nda kayboldu. Sovyetler haftalarca aradı fakat bulamadı. Amerikalılar ise enkazın yerini tespit etti: yaklaşık 5.000 metre derinde yatıyordu. CIA birkaç yıl sonra akıl almaz bir plan hazırladı: Sovyetlerden habersiz biçimde denizaltıyı okyanus tabanından kaldıracaktı. Bunun için Howard Hughes adına sahte bir madencilik operasyonu kuruldu ve özel bir gemi inşa edildi. Operasyonun kod adı Project AZORIAN idi. (1)

Videoda Kullanılan Kaynaklar, Belgeler ve Görseller

Sovyetler kendi denizaltısını bulamadı

Mart 1968’de Sovyet Donanması’na ait K-129, Kamçatka’daki üssünden Pasifik devriyesine çıktı.

Golf II sınıfı denizaltı, üç balistik füze taşıyordu.

Ancak kısa süre sonra iletişim kesildi.

Denizaltı yüzeye çıkmadı.

Sovyet Donanması geniş çaplı bir arama operasyonu başlattı fakat enkazın yerini belirleyemedi.

Bir süre sonra arama sona erdirildi. (1)

Fakat Sovyetlerin bilmediği bir şey vardı:

Amerikalılar denizaltının nerede olduğunu bulmuştu.

Yaklaşık 5.000 metre derindeydi

ABD istihbaratı K-129’un enkazını Hawaii’nin kuzeybatısındaki Pasifik tabanında tespit etti.

Derinlik yaklaşık:

16.500 feet

yani:

5.000 metreden biraz fazlaydı.

(1)

Bu, günümüz teknolojisiyle bile son derece ciddi bir derinlik.

1960’ların sonunda ise durum çok daha zordu.

O tarihe kadar hiçbir ülke bu büyüklükte bir nesneyi bu kadar derinden kaldırmayı başaramamıştı. (1)

Ama CIA’in aklına başka bir soru geldi:

Ya kaldırabilirsek?

Neden Sovyet denizaltısını istiyorlardı?

K-129 sıradan bir gemi değildi.

Bu bir Sovyet balistik füze denizaltısıydı.

Amerikan istihbaratı açısından enkazın içinde:

füze teknolojisi,
torpidolar,
kriptografik sistemler,
şifreleme ekipmanı,
operasyon belgeleri
ve Sovyet denizaltı tasarımına ilişkin bilgiler

bulunma ihtimali son derece değerliydi. (1)

Soğuk Savaş’ın ortasında düşmanın nükleer silah taşıyan denizaltısını fiziksel olarak incelemek olağanüstü bir istihbarat fırsatıydı.

Fakat ortada küçük bir sorun vardı.

Denizaltı:

5 kilometre aşağıdaydı.

CIA önce bunu yapacak bir teknoloji olmadığını fark etti

CIA mühendisleri ve özel sektör şirketleri olası yöntemleri değerlendirmeye başladı.

Sonunda ortaya neredeyse bilim kurgu gibi görünen bir çözüm çıktı:

Denizin yüzeyinde dev bir gemi duracak.

Gemiden kilometrelerce aşağıya çelik borular indirilecek.

Boru sisteminin ucunda:

devasa mekanik bir pençe

olacaktı.

Pençe K-129’un gövdesini kavrayacak.

Sonra denizaltı kilometrelerce yukarı çekilecekti. (1)

CIA’in kendi benzetmesi oldukça çarpıcı:

Empire State Building’in tepesinden ince bir halatla aşağıdaki otomobili yakalayıp yukarı kaldırmaya benziyordu.

Tek fark:

Bunu kimse görmeden yapmak gerekiyordu.

Ama böyle bir geminin varlığı Sovyetleri alarma geçirirdi

CIA’in önündeki asıl problem yalnızca mühendislik değildi.

Pasifik’in ortasına dev bir Amerikan gemisi getirip Sovyet denizaltısını kaldırmaya başlarsanız Sovyetler doğal olarak şunu sorardı:

“Siz orada ne yapıyorsunuz?”

Bunun için son derece inandırıcı bir hikâyeye ihtiyaç vardı.

Ve sahneye dünyanın en ünlü milyarderlerinden biri çıktı:

Howard Hughes.

Howard Hughes CIA’e mükemmel bir perde sağladı

CIA’in planına göre kamuoyuna şu hikâye anlatılacaktı:

Howard Hughes okyanus tabanındaki değerli manganez yumrularını çıkarmak için dev bir derin deniz madencilik gemisi yaptırıyordu. (2)

Hikâye mantıklıydı.

Hughes zaten sıra dışı ve pahalı teknolojik projelerle tanınıyordu.

Kimse:

“Bu adam aslında 5 kilometre aşağıdaki Sovyet nükleer denizaltısını çalmaya çalışıyor.”

diye düşünmeyecekti.

Geminin adı:

Hughes Glomar Explorer

oldu.

Glomar Explorer aslında dev bir denizaltı kaldırma makinesiydi

Dışarıdan bakıldığında büyük bir araştırma ve madencilik gemisine benziyordu.

İçeride ise tamamen farklı bir sistem bulunuyordu.

Geminin merkezinde moon pool adı verilen dev bir boşluk vardı.

Bu bölüm geminin altından doğrudan denize açılabiliyordu.

Buradan kilometrelerce çelik boru aşağı indiriliyordu.

Boru sisteminin ucunda CIA çalışanlarının “Clementine” adını verdiği dev mekanik yakalama aracı bulunuyordu. (1)

Amaç K-129’u kavramak ve geminin içine çekmekti.

En önemli ayrıntı şuydu:

Denizaltı yüzeye çıkmayacaktı.

Doğrudan Glomar Explorer’ın gövdesinin içine alınacaktı.

Böylece yakınlardaki gemiler ne olduğunu göremeyecekti.

Dev pençeyi bile gizlice gemiye soktular

Yakalama sistemi o kadar büyüktü ki normal bir limanda Glomar Explorer’a takılması bile operasyonu ele verebilirdi.

Bunun için HMB-1 adlı dev bir batırılabilir mavna kullanıldı.

Pençe mavnanın içinde gizlice inşa edildi.

HMB-1 suya batırıldı.

Glomar Explorer üzerine geldi.

Geminin altındaki kapılar açıldı.

Ve dev pençe:

su altından geminin içine transfer edildi.

(3)

Yani Sovyetlerden saklanması gereken yalnızca operasyon değildi.

Operasyonda kullanılan makinenin gemiye yüklenmesi bile gizliydi.

4 Temmuz 1974: Operasyon başladı

Glomar Explorer, K-129’un bulunduğu bölgeye 4 Temmuz 1974’te ulaştı. (1)

İlginç biçimde bölgede Sovyet gemileri de zaman zaman Glomar Explorer’ı izliyordu.

Fakat karşılarında gördükleri geminin resmi hikâyesi belliydi:

Derin deniz madenciliği.

CIA ise geminin altından yaklaşık beş kilometre aşağıya doğru borular indiriyordu.

Her biri yaklaşık 18 metre uzunluğundaki boru parçaları tek tek birbirine ekleniyordu.

Yüzlerce bölümün sonunda Clementine okyanus tabanına ulaştı.

Pençe Sovyet denizaltısını tuttu

Dev yakalama aracı K-129’un üzerine yerleştirildi.

Kollar kapandı.

Ve tarihin en sıra dışı kurtarma operasyonlarından biri başladı.

Yaklaşık 1.750 tonluk denizaltı bölümü okyanus tabanından yükselmeye başladı. (1)

Kilometreler boyunca kaldırılması gerekiyordu.

Operasyon bir süre başarılı gidiyordu.

CIA gerçekten Sovyet denizaltısını okyanus tabanından kaldırıyordu.

Fakat sonra felaket oldu.

Denizaltı yukarı çıkarken parçalandı

K-129 yüzeye doğru yükselirken yakalama sistemindeki bazı kollar başarısız oldu.

Denizaltının büyük bölümü kırılarak pençeden kurtuldu.

Ve yeniden:

5.000 metre aşağıya düştü.

(1)

CIA’in yıllardır hazırladığı operasyonun büyük bölümü birkaç saniye içerisinde okyanus tabanına geri dönmüştü.

Ancak pençenin içinde kalan bir bölüm hâlâ yukarı çıkıyordu.

Bu parça Glomar Explorer’ın gizli bölmesine alındı.

İçeriden altı Sovyet denizcinin naaşı çıktı

Kurtarılan bölümde altı Sovyet denizaltıcının naaşı bulundu. (1)

Amerikalılar bu askerler için denizde askerî cenaze töreni düzenledi.

Sovyet bayrağı kullanıldı.

Sovyet millî marşı çalındı.

Naaşlar askerî törenle denize bırakıldı.

Yıllar sonra, 1992’de, CIA Direktörü Robert Gates törenin görüntülerini Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin’e verdi. (1)

Operasyonun kurtardığı istihbarat malzemesinin tamamı ise uzun süre gizli tutuldu.

CIA bugün bile elde edilen her ayrıntıyı kamuoyuna açıklamış değil.

Peki operasyon başarısız mıydı?

İlk bakışta öyle görünüyor.

Çünkü hedef K-129’un çok daha büyük bir bölümünü kurtarmaktı.

Ama CIA operasyona tamamen başarısız gözüyle bakmadı.

Kurumun kendi tarihçesine göre AZORIAN, hedeflerinin tamamına ulaşamasa da Soğuk Savaş’ın önemli istihbarat operasyonlarından biri ve olağanüstü bir mühendislik başarısı olarak değerlendirildi. (1)

Üstelik mesele yalnızca ele geçirilen materyaller değildi.

1970’lerde:

5 kilometre derinlikten yüzlerce tonluk bir nesnenin kaldırılabileceği

fiilen kanıtlanmıştı.

CIA ikinci kez dönmek istedi

Operasyondan sonra CIA, denizin dibine düşen kalan bölümü almak için ikinci bir görev planlamaya başladı.

Fakat beklenmedik bir olay her şeyi değiştirdi.

1974 yılında Howard Hughes’un şirketlerinden birinin Los Angeles’taki ofisine hırsızlar girdi.

Çalınan belgelerin arasında:

CIA ile Glomar Explorer arasındaki bağlantıyı gösteren bir belge

de vardı. (2)

CIA belgeyi geri almak için FBI’dan yardım istedi.

FBI da Los Angeles polisini devreye soktu.

Bu hareketlilik gazetecilerin dikkatini çekmeye başladı.

Gizli operasyon gazetelere sızdı

Şubat 1975’te Los Angeles Times hikâyenin bazı parçalarını yayımladı.

Ardından gazeteciler konunun üzerine gitmeye başladı.

18 Mart 1975’te gazeteci Jack Anderson, Glomar Explorer operasyonunu ulusal televizyonda açıkladı. (2)

Artık sır kalmamıştı.

Sovyetler de operasyonun gerçek amacını öğrenmişti.

İkinci kurtarma girişimi iptal edildi.

K-129’un büyük bölümü bugün hâlâ Pasifik’in dibinde yatıyor.

Operasyon başka bir miras daha bıraktı

Gazeteciler CIA’den Glomar Explorer hakkında belgeler istediğinde kurum ilginç bir cevap verdi:

“Bu bilgilerin varlığını ne doğrulayabilir ne de inkâr edebiliriz.”

(4)

İngilizcesi:

“Neither confirm nor deny.”

Bu ifade zamanla Amerikan devlet kurumlarında ayrı bir hukuk ve FOIA terimine dönüştü.

Bugün bile bir kurum bir belgenin varlığını açıklamanın kendisinin gizli bilgi vereceğini düşünüyorsa:

“Glomar response”

adı verilen bu yöntemi kullanabiliyor. (4)

Adını doğrudan:

Glomar Explorer’dan aldı.

Operasyonun adı Project Jennifer değildi

Burada internette çok sık tekrarlanan bir hatayı düzeltmek gerekiyor.

Operasyon uzun yıllar boyunca:

Project Jennifer

adıyla anlatıldı.

Fakat CIA’in daha sonra açıkladığı belgelere göre operasyonun gerçek kod adı:

Project AZORIAN idi.

“Jennifer” ise operasyonun güvenlik düzenlemeleriyle ilişkili başka bir kodlamaydı. (5)

Dolayısıyla bugün tarihsel olarak doğru isim:

Project AZORIAN.

Gerçekten bir denizaltı “çaldılar” mı?

Hukuki ve teknik olarak CIA bunu bir salvage/recovery, yani gizli kurtarma operasyonu olarak tanımlıyor.

Ama olayın Soğuk Savaş mantığını basitleştirirsek:

Sovyetler denizaltısını kaybetti.

Yerini bulamadı.

Amerikalılar buldu.

Sovyetlere söylemedi.

Dev bir gemi inşa etti.

Howard Hughes üzerinden sahte bir madencilik hikâyesi kurdu.

5 kilometre aşağı dev bir pençe indirdi.

Ve Sovyet denizaltısının bir bölümünü:

gizlice alıp götürdü.

Bu yüzden Project AZORIAN’ın popüler anlatımındaki:

“CIA Sovyet denizaltısını çaldı”

ifadesi pek de abartılı sayılmaz.

Soğuk Savaş boyunca çok sayıda casusluk operasyonu gerçekleştirildi.

Ama çok azında hedef:

5.000 metre aşağıda yatan 1.750 tonluk bir nükleer füze denizaltısını kimseye fark ettirmeden yukarı çekmekti.

Kaynaklar ve Belgeler

(1) CIA — Project AZORIAN
https://www.cia.gov/legacy/museum/exhibit/project-azorian/ CIA

(2) CIA — The Exposing of Project AZORIAN
https://www.cia.gov/stories/story/the-exposing-of-project-azorian/ CIA

(3) Smithsonian Magazine — During the Cold War, the CIA Secretly Plucked a Soviet Submarine From the Ocean Floor Using a Giant Claw
https://www.smithsonianmag.com/history/during-cold-war-ci-secretly-plucked-soviet-submarine-ocean-floor-using-giant-claw-180972154/ Smithsonian Dergisi

(4) U.S. National Archives — NCND/Glomar: When Agencies Neither Confirm Nor Deny the Existence of Records
https://www.archives.gov/ogis/resources/foia-ombuds-observer/2024-01 National Archives

(5) CIA — The Glomar Explorer in Film and Print
https://www.cia.gov/resources/csi/static/The-Glomar-Explorer.pdf CIA