13 Mayıs 1915 gecesi Çanakkale Boğazı’nın girişinde sıra dışı bir deniz harekâtı gerçekleşti.
Bir tarafta İngiliz Kraliyet Donanması’nın HMS Goliath adlı yaklaşık 13 bin tonluk zırhlısı vardı.
Diğer tarafta ise yalnızca yaklaşık 765 tonluk Osmanlı muhribi Muavenet-i Milliye.
Aralarında ağırlık bakımından yaklaşık 17 kat fark bulunuyordu.
Ancak o gece belirleyici olan gemilerin büyüklüğü değil, hedefe fark edilmeden ne kadar yaklaşılabildiğiydi.
Muavenet-i Milliye üç torpidosunu ateşledi.
Ve birkaç dakika içinde İngiliz zırhlısı sulara gömüldü. (1)
Videoda Kullanılan Kaynaklar, Belgeler ve Görseller
HMS Goliath neden Çanakkale’deydi?
HMS Goliath, İngilizlerin Canopus sınıfı ön-dretnot zırhlılarından biriydi.
Yaklaşık 12.950 ton deplasmana sahipti, 18 knot sürate ulaşabiliyor ve dört adet 12 inçlik ana top taşıyordu. 1915 baharında Çanakkale’ye gönderilmiş ve Gelibolu’daki kara harekâtına denizden ateş desteği vermeye başlamıştı. Naval History
12 Mayıs’ı 13 Mayıs’a bağlayan gece Goliath, Seddülbahir önlerindeki Morto Koyu’nda bulunuyordu.
Bölgede Fransız birlikleri Osmanlı kuvvetlerinin baskısı altındaydı. Goliath ve HMS Cornwallis, karadaki birliklere ağır top desteği sağlıyordu. İngiliz muhripleri de zırhlıları korumak amacıyla çevrede devriye geziyordu. Naval History
Yani Muavenet-i Milliye yalnızca büyük bir zırhlıya saldırmayacaktı.
Önce onun güvenlik çemberini aşması gerekiyordu.
Muavenet-i Milliye: 765 tonluk avcı
Muavenet-i Milliye Almanya’da inşa edilmiş ve 1910 yılında Osmanlı Donanması’na katılmıştı.
Yaklaşık 74 metre uzunluğundaki geminin tam yük deplasmanı 765 tondu. Silahları arasında üç adet 450 mm torpido kovanı bulunuyordu. (2) Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi
Geminin Osmanlı komutanı Yüzbaşı Ahmet Saffet Bey idi.
Gemide ayrıca Alman Deniz Yüzbaşı Rudolf Firle ve Alman personel de görev yapıyordu. Bu ayrıntı önemlidir: Operasyon Osmanlı Donanması’nın gemisiyle gerçekleştirildi ancak savaş sırasında Osmanlı Donanması içinde görev yapan Alman subay ve denizciler de harekâtın parçasıydı. Rudolf Firle’nin şahsi evrakları bugün Alman Federal Askerî Arşivi’nde bulunuyor. (3) DergiPark
Üç torpido
Muavenet-i Milliye gece karanlığında Boğaz’dan aşağı indi.
İngiliz devriye gemilerinin arasından geçerek Morto Koyu’na yaklaştı.
İngiliz kaynaklarında saat yaklaşık 01.15 olarak veriliyor.
Goliath, yaklaşan gemiyi fark edip işaret verdiğinde Muavenet artık saldırı mesafesindeydi.
Ardından üç torpido kovanı da ateşlendi.
İngiliz deniz tarihi kayıtlarında bir torpidonun ön top kulesi civarına, ikincisinin ön baca hizasına, üçüncüsünün ise geminin arka tarafına isabet ettiği aktarılıyor. Goliath hızla iskele tarafına yatmaya başladı, devrildi ve kısa süre içinde battı. Naval History
Muavenet-i Milliye ise geldiği rotadan geri dönerek Çanakkale Boğazı’na doğru uzaklaştı.
İngiliz Wolverine ve Scorpion muhripleri peşine düştü ancak yakalayamadı. Naval History
Kaç kişi hayatını kaybetti?
Bu konuda kaynaklarda küçük fakat önemli bir farklılık var.
Türk kaynaklarında ve birçok İngiliz kaynağında HMS Goliath’ın batışı sırasında yaklaşık 570 kişinin öldüğü belirtiliyor. Avustralya Savaş Anıtı da geminin 13 Mayıs 1915’te Muavenet tarafından batırıldığını doğrulayan dönem fotoğraflarını muhafaza ediyor. (4) Avustralya Savaş Anıtı
Ancak İngiliz deniz tarihi derlemelerinde farklı kayıtlardan gelen 505 ve 570 gibi iki ayrı kayıp rakamının bulunduğu özellikle belirtiliyor. Bu nedenle kesin sayı konusunda kaynak farklılığı olduğunu not etmek daha doğru. Naval History
Tartışmasız olan nokta şu:
Goliath, çok kısa süre içinde mürettebatının büyük bölümünü de beraberinde götürerek battı.
Küçük bir gemi, dev bir zırhlı
Rakamlar operasyonun ölçeğini daha iyi gösteriyor:
HMS Goliath: yaklaşık 12.950 ton
Muavenet-i Milliye: yaklaşık 765 ton
Başka bir ifadeyle Goliath, Muavenet’in yaklaşık 17 katı ağırlığındaydı.
Üstelik Goliath’ın ana topları 12 inç — yaklaşık 305 mm çapındaydı.
Muavenet’in Goliath’la klasik bir topçu düellosuna girmesi gerçekçi değildi.
Bu nedenle operasyonun mantığı son derece basitti:
Görünmeden yaklaş.
Torpido menziline gir.
Ateş et.
Ve kaç.
Muavenet tam olarak bunu yaptı.
Goliath’ın batışı savaşı değiştirdi mi?
Tek başına “Goliath battı ve İngiliz donanması kaçtı” demek doğru olmaz.
Ancak olay, İtilaf donanmasının Çanakkale kıyılarında büyük savaş gemilerini tutmanın ne kadar tehlikeli olduğunu açık biçimde gösterdi.
Üstelik aynı dönemde İngilizler bölgeye Alman denizaltılarının yaklaşmakta olduğuna dair istihbarat alıyordu.
Bu gelişmelerin ardından dönemin en değerli İngiliz savaş gemilerinden HMS Queen Elizabeth Çanakkale’den çekildi. Avustralya Savaş Anıtı kayıtları Queen Elizabeth’in geri çekilmesini, Goliath’ın kaybı ve bölgede oluşan torpido tehdidi bağlamında aktarıyor. (5) Avustralya Savaş Anıtı
Kısa süre sonra Alman U-21 denizaltısı da HMS Triumph ve HMS Majestic’i batıracaktı.
Çanakkale önlerinde büyük savaş gemileri için şartlar artık tamamen değişmişti.
Başarı kimin?
Muavenet-i Milliye olayının tarih yazımındaki en tartışmalı yönlerinden biri de budur.
Bazı anlatımlar başarıyı tamamen Türk personele, bazıları ise ağırlıklı biçimde Alman subaylara bağlar.
Fakat akademik kaynakların gösterdiği tablo daha karmaşıktır.
Geminin komutanı Ahmet Saffet Bey’di; Rudolf Firle ise gemide görev yapan Alman deniz subayıydı. Osmanlı Donanması’nın savaş yıllarındaki Türk-Alman personel yapısı nedeniyle operasyon, iki tarafın personelinin birlikte görev yaptığı bir Osmanlı savaş gemisi tarafından gerçekleştirildi. Yusuf Ziya Altıntaş’ın çalışması bu tartışmayı Firle’nin Almanya’daki şahsi arşiv belgeleri üzerinden ayrıntılı biçimde inceliyor. DergiPark
Bu nedenle olayı sadece tek bir kişiye indirgemek yerine:
Muavenet-i Milliye’nin komutanı, subayları ve mürettebatının gerçekleştirdiği bir Osmanlı Donanması harekâtı olarak tanımlamak tarihsel açıdan daha sağlamdır.
Çanakkale’nin en sıra dışı deniz baskınlarından biri
Muavenet-i Milliye’nin başarısı yalnızca “küçük gemi büyük gemiyi batırdı” hikâyesinden ibaret değildi.
Gemi korunan bir demirleme bölgesine gece girdi.
Devriye hattını geçti.
Kendisinden yaklaşık 17 kat ağır bir savaş gemisine yaklaştı.
Elindeki üç torpidoyu ateşledi.
Ve geri döndü.
HMS Goliath ise Çanakkale’nin sularında kaldı.
Bugün İngiliz ve Avustralya arşivlerinde Goliath’ın kaybına, kurtulan denizcilere ve gemiden kalan eşyalara ait kayıtlar hâlâ bulunuyor. Royal Museums Greenwich koleksiyonunda gemiden kurtarılan ve üzerinde “HMS Goliath – Dardanelles” ibaresi bulunan parçalar dahi korunuyor. (6) Royal Museums Greenwich
Çanakkale Deniz Savaşı’nın en büyük gemileri arasında Muavenet-i Milliye yoktu.
Ama 13 Mayıs 1915 gecesinde en etkili gemilerinden biri oydu.
#belgeler — Kaynaklar ve Görsel Belgeler
(1) Yusuf Ziya Altıntaş — “Çanakkale Kara Savaşlarına Osmanlı-Alman Donanmasından Bir Katkı: Alman Deniz Yüzbaşı R. Firle’nin Terekesinden Goliath Zırhlısının Batırılışı”
Çalışma, Rudolf Firle’nin Alman Federal Askerî Arşivi’ndeki şahsi evraklarına dayanıyor. Kullanılan arşiv dosyaları arasında BA-MA N 155/21, N 155/24, N 155/26 ve RM 40/755 bulunuyor. DergiPark
Akademik çalışmayı aç
(2) Figen Atabey — “Çanakkale Muharebeleri Süresince Marmara’da Deniz Nakliyatı”
Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Çalışmada Osmanlı, ATASE, Deniz Müzesi ve İngiliz National Archives belgeleri kullanılıyor. DergiPark
Makale ve kaynakçayı aç
(3) British Naval History — HMS Goliath / Dardanelles kayıtları
Geminin teknik özellikleri, Morto Koyu’ndaki saldırı ve torpido isabetlerinin İngiliz kaynaklarına dayanan kronolojisi. Naval History
(4) Australian War Memorial — HMS Goliath kurtulanları
13 Mayıs 1915’te batırılan Goliath’tan kurtarılan denizcileri gösteren dönem fotoğrafı. Avustralya Savaş Anıtı
Görsel belgeyi aç
(5) Australian War Memorial — HMS Queen Elizabeth
Goliath’ın kaybının ardından Çanakkale’deki ağır savaş gemilerinin durumuna ilişkin kayıt. Avustralya Savaş Anıtı
(6) Royal Museums Greenwich — HMS Goliath’a ait fiziksel kalıntılar
Müzede Goliath’tan kalan ve Çanakkale’deki kaybına ilişkin etiket taşıyan parçalar bulunuyor.
https://www.rmg.co.uk/collections/objects/rmgc-object-63370




