İstanbul’un Türklerle ilk kez 1453’te karşılaştığını düşünüyorsanız hikâye yaklaşık 400 yıl daha geriye gidiyor. 11. yüzyılda Peçenek Türkleri Bizans İmparatorluğu’yla hem savaşıyor hem de onun ordusunda görev yapıyordu. Peçenek liderleri Konstantinopolis’e getirildi, bazıları burada vaftiz edildi ve 1048–1049’da yaklaşık 15.000 Peçenek süvarisi, Bizans tarafından Selçuklulara karşı savaşmak üzere Boğaz’dan Anadolu’ya geçirildi. Yani Fatih Sultan Mehmed’den yüzyıllar önce Türk toplulukları Konstantinopolis’in kapısında, sarayında ve ordusundaydı. (1) (2)
Videoda Kullanılan Kaynaklar, Belgeler ve Görseller
Önce önemli bir ayrım: 1453 neyin başlangıcıydı?
29 Mayıs 1453, Türklerin İstanbul’la ilk karşılaşma tarihi değil.
1453:
Konstantinopolis’in Osmanlı tarafından fethedildiği ve şehirde kalıcı Türk-İslam egemenliğinin başladığı tarih.
Bu ikisi aynı şey değil.
İstanbul, Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti olduğu için yüzyıllar boyunca Avrupa ile Asya arasındaki askerlerin, tüccarların, diplomatların ve göçmen toplulukların geçtiği dev bir merkezdi.
Türk toplulukları da bu dünyanın içerisindeydi.
Ve bunların en ilginçlerinden biri:
Peçeneklerdi.
Peçenekler kimdi?
Peçenekler, Orta Asya ve Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlardan batıya ilerleyen Türk dilli bir bozkır topluluğuydu.
- ve 10. yüzyıllarda Karadeniz’in kuzeyinde büyük güç hâline geldiler.
Ruslarla, Macarlarla, Bulgarlarla ve Bizans İmparatorluğu’yla sürekli ilişki içerisindeydiler.
Bu ilişkiler bazen savaş şeklinde gerçekleşiyor…
bazen de:
Bizans ordusunda ücretli askerlik
şeklini alıyordu.
- yüzyılda Bizans ordusunda Peçenek, Uz, Kuman-Kıpçak ve daha sonra Türkopol olarak adlandırılan çok sayıda Türk kökenli asker bulunduğu dönemin kaynaklarında açık biçimde görülüyor. (3)
Hikâyenin merkezinde iki Peçenek lideri vardı
- yüzyılın ortalarında Peçeneklerin iki önemli lideri:
Kegen
ve
Tyrach — Turak
arasında ciddi bir iktidar mücadelesi başladı.
Kegen rakibine karşı üstünlük sağlayamayınca Bizans topraklarına sığındı.
Ve işte burada İstanbul devreye giriyor.
Bizans yönetimi Kegen’i sıradan bir mülteci gibi karşılamadı.
Kegen:
Konstantinopolis’e götürüldü.
Burada Hristiyanlığı kabul ederek vaftiz edildi ve İmparator IX. Konstantinos Monomakhos tarafından patrikios unvanıyla Bizans aristokrasisinin içine alındı. (1)
Kegen’in Peçenekleri de Bizans topraklarına yerleştirildi ve askerî hizmet karşılığında toprak aldı.
Yani 1453’ten yaklaşık dört asır önce:
bir Türk boyunun lideri Konstantinopolis’te Bizans imparatorunun huzurundaydı.
Fakat asıl büyük hareket biraz sonra başladı
Kegen’in Bizans’a sığınması Peçeneklerin iç savaşını bitirmedi.
Rakibi Tyrach büyük bir Peçenek kitlesiyle Tuna’yı geçerek Bizans topraklarına girdi.
Bizans kuvvetleriyle yaşanan mücadeleler ve ardından ortaya çıkan salgın sonucunda Peçeneklerin önemli bir bölümü teslim oldu.
Peçenek liderleri Konstantinopolis’e götürüldü.
Bazıları vaftiz edildi.
Peçenek kitleleri ise imparatorluğun Balkan topraklarındaki çeşitli bölgelere yerleştirildi. (1) (2)
Bizans’ın planı açıktı:
Dün düşman olan bu son derece başarılı süvarileri artık:
kendi ordusunda kullanmak.
Tam o sırada doğudan başka Türkler geliyordu
Bizans İmparatorluğu’nun doğusunda yeni ve çok daha büyük bir sorun ortaya çıkmıştı:
Selçuklu Türkleri.
Selçuklular Anadolu’nun doğu sınırlarını zorlamaya başlamıştı.
Bizans İmparatoru Konstantinos IX’un aklına ilginç bir fikir geldi.
Balkanlara yerleştirdiği Peçeneklerden büyük bir süvari kuvveti oluşturacak…
ve onları:
Selçuklulara karşı gönderecekti.
1048–1049 civarında yaklaşık:
15.000 Peçenek savaşçısı
Bizans ordusu adına doğuya gönderilmek üzere toplandı. (1)
15.000 Türk süvarisi İstanbul Boğazı’na geldi
Peçenek kuvvetleri Konstantinopolis çevresine ulaştı.
Ardından İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasına geçirildiler.
Bizans limanları üzerine yapılan modern araştırmalar, Peçenek kuvvetinin Chrysopolis, yani bugünkü Üsküdar civarından Boğaz’ı geçtiğini kaydediyor. (4)
Tarih:
yaklaşık 1048–1049.
Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethetmesine daha:
yaklaşık 400 yıl vardı.
Ama Boğaz’dan geçen yaklaşık 15.000 kişilik kuvvet:
Türk dilli Peçenek süvarileriydi.
Fakat Bizans’ın planı ters tepti
Peçeneklerin görevi Anadolu’nun doğusuna ilerlemek ve Selçuklu kuvvetlerine karşı savaşmaktı.
Fakat Anadolu’ya geçtikten kısa süre sonra:
isyan ettiler.
Peçenek savaşçıları bir toplantı yaparak doğuya ilerlememe kararı aldı.
Ardından geri dönüp Balkanlar’daki diğer Peçeneklerin yanına gitmeye başladılar. (1) (5)
Burada internette sık anlatılan bir hikâyeye dikkat etmek gerekiyor.
Bazen:
“Peçenekler Selçukluların da Türk olduğunu öğrenince soydaşlarıyla savaşmayı reddetti.”
deniliyor.
Bu anlatı çok çekici.
Ama akademik kaynaklarda isyanın nedenleri bu kadar basit açıklanmıyor.
Bizans yönetimine duyulan güvensizlik, Peçeneklerin zorunlu iskân politikalarından rahatsızlığı ve siyasî bağımsızlıklarını kaybetmeleri gibi nedenler çok daha belirgin görünüyor. (1)
Dolayısıyla:
“Türk olduklarını anlayınca savaşmadılar”
ifadesini kesin tarihsel gerçek gibi anlatmak doğru değil.
Sonuç Bizans için felaketti
15.000 kişilik Peçenek kuvveti geri döndü.
Balkanlardaki başka Peçenek grupları da onlara katıldı.
Ve Bizans’ın ücretli asker olarak kullanmayı planladığı güç:
Bizans’a karşı büyük bir isyan başlattı.
1049 ile 1053 arasındaki savaşlarda Peçenekler Bizans ordularına ağır yenilgiler yaşattı.
İmparatorluk sonunda Peçeneklerle anlaşmak zorunda kaldı. (1)
Yani Bizans’ın:
“Türkleri başka Türklere karşı kullanalım”
planı birkaç yıl içinde:
Balkanlarda yeni bir Türk savaşına
dönüştü.
Hikâye burada da bitmedi
Peçenekler 11. yüzyıl boyunca Bizans dünyasının önemli aktörlerinden biri olmaya devam etti.
Bazı Peçenekler Bizans ordusunda görev yaptı.
Uzlar ve Kuman-Kıpçaklar da imparatorluk ordusuna katıldı.
1071 Malazgirt Savaşı’nda Bizans ordusunda Peçenek ve Uz birliklerinin bulunduğu da kaynaklarda açık biçimde kayıtlı. (3)
Yani Malazgirt’te ilginç bir durum vardı:
Bir tarafta Selçuklu Türkleri…
diğer tarafta Bizans ordusunun içinde:
başka Türk toplulukları.
Orta Çağ siyaseti bugünkü milliyet kavramlarıyla işlemiyordu.
Askerler:
para,
toprak,
ittifak,
hanedan ilişkileri
ve siyasî çıkarlar
üzerinden taraf değiştirebiliyordu.
1091’de Peçenekler bu kez İstanbul için ciddi bir tehdide dönüştü
Yaklaşık kırk yıl sonra Peçenekler yeniden Bizans’ın karşısına çıktı.
1090–1091 döneminde Balkanlardan ilerleyen Peçenek kuvvetleri Konstantinopolis için ciddi bir tehdit oluşturdu.
Aynı dönemde Batı Anadolu’da Çaka Bey de Bizans’a karşı savaşıyordu.
Türk Tarih Kurumu’nda yayımlanan çalışmalar, Peçeneklerin Konstantinopolis çevresine kadar ilerlediğini ve Anadolu’daki Türk kuvvetleriyle bağlantı kurmaya çalıştığını aktarıyor. (6)
Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos ise başka bir bozkır gücü olan:
Kuman-Kıpçaklarla ittifak yaptı.
29 Nisan 1091’deki Levounion Savaşı Peçenekler için ağır bir yenilgiyle sonuçlandı.
Yani İstanbul’un Osmanlı fethinden 362 yıl önce, şehrin kaderini belirleyen mücadelede:
Peçenekler,
Kuman-Kıpçaklar
ve Anadolu Türkleri
aynı jeopolitik sahnede bulunuyordu.
Türklerin Bizans ordusundaki varlığı devam etti
- ve 12. yüzyıllarda Bizans ordusundaki Türk kökenli askerler istisna olmaktan çıktı.
Akademik çalışmalarda:
Peçenekler,
Uzlar,
Kuman-Kıpçaklar,
Selçuklu Türkleri
ve Türkopoller
Bizans ordusundaki Türk unsurlar arasında sayılıyor. (3)
Özellikle Turkopouloi — Türkopoller oldukça ilginç.
Kelime kabaca:
“Türk oğulları”
anlamına geliyor.
Bunlar çoğunlukla Bizans veya Latin dünyasına girmiş, zaman zaman Hristiyanlaşmış Türklerden ve Türk kökenli ailelerden oluşan askerî birliklerdi.
Daha sonraki yüzyıllarda hem Bizans hem de Latin ordularında önemli rol oynadılar.
Bir Selçuklu sultanı bile İstanbul’a geldi
Türklerin 1453 öncesindeki İstanbul varlığı yalnızca Peçeneklerden ibaret değildi.
- yüzyılda bu kez bir Türkiye Selçuklu sultanı Konstantinopolis’e geldi.
Taht mücadelesini kaybeden II. İzzeddin Keykâvus, ailesi ve maiyetiyle birlikte 1261–1262 civarında İstanbul’a sığındı.
Bizans İmparatoru VIII. Mikhail Palaiologos tarafından kabul edildi. (7)
Yani Fatih’ten yaklaşık iki yüzyıl önce:
bir Selçuklu sultanı Konstantinopolis’te yaşıyordu.
O zaman “Türkler İstanbul’u 1049’da aldı” diyebilir miyiz?
Kesinlikle hayır.
Bu olayları birbirinden ayırmak gerekiyor.
1048–1049’da:
Peçenek Türkleri İstanbul çevresindeydi, liderleri Konstantinopolis’e girdi ve büyük bir Peçenek kuvveti Boğaz üzerinden Anadolu’ya geçti.
1091’de:
Peçenek kuvvetleri Konstantinopolis için askerî tehdit oluşturdu.
1260’larda:
Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus İstanbul’da bulundu.
- yüzyılda:
Türk paralı askerleri ve Osmanlı-Bizans ittifakları artık şehrin çevresindeki siyasetin olağan parçasıydı.
Ama İstanbul’un Türkler tarafından fethedilmesi ve sürekli Türk egemenliğine girmesi:
1453’tür.
Asıl şaşırtıcı olan şu
Okul tarihinin doğal olarak büyük kırılma noktalarına odaklanması bize şöyle bir zihinsel görüntü oluşturuyor:
1071: Türkler Anadolu’ya geldi.
1453: Türkler İstanbul’a geldi.
Gerçek tarih bu kadar temiz çizgiler halinde ilerlemiyor.
Türk toplulukları:
Bizans’la savaşıyor,
Bizans için savaşıyor,
Konstantinopolis’e elçi gönderiyor,
imparatorun huzuruna çıkıyor,
Boğaz’dan geçiyor,
Bizans topraklarına yerleşiyor
ve bazen Bizans ordusunun bir parçası hâline geliyordu.
Bu yüzden daha doğru cümle şu:
1453, Türklerin İstanbul’u ilk gördüğü tarih değil.
1453, İstanbul’un Türkler tarafından fethedildiği tarih.
Türklerin Konstantinopolis hikâyesi ise bundan:
yüzlerce yıl önce başlamıştı.
Kaynaklar ve Belgeler
(1) The Cambridge History of the Byzantine Empire — Peçenekler ve Konstantinos IX dönemi
Kegen’in Konstantinopolis’te vaftizi, patrikios yapılması, Peçeneklerin Bizans’a yerleştirilmesi ve 15.000 Peçenek süvarisinin Selçuklulara karşı gönderilmesi.
https://www.thetbs.org/study-materials/wp-content/uploads/2023/03/The-Cambridge-History-of-the-Byzantine-Empire-c.500-1492-z-lib.org_.pdf
(2) Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi — Peçenekler
Kegen ve Tyrach olayları, liderlerin Konstantinopolis’e götürülmesi, 15.000 Peçenek savaşçısının Anadolu’ya gönderilmesi ve isyan.
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1210484
(3) Yusuf Ayönü — Bizans Ordusunda Ücretli Türk Askerler (XI–XII. Yüzyıllar)
Peçenek, Uz, Kuman-Kıpçak, Selçuklu ve Türkopol birliklerinin Bizans ordusundaki rolü.
https://dergipark.org.tr/tr/pub/sutad/article/276689
(4) Gates to Asia Minor — Chrysopolis/Üsküdar ve Boğaz geçişleri
1048’de Peçenek kuvvetlerinin Chrysopolis civarından Boğaz geçirilmesine ilişkin çalışma.
https://www.ancientportsantiques.com/wp-content/uploads/Documents/PLACES/Bosphorus-BlackSea/Chalcedon-Belke2021.pdf
(5) Aleksander Paroń — The Pechenegs: Nomads in the Political and Cultural Landscape of Medieval Europe
1049’da dört Peçenek liderinin komutasındaki 15.000 süvarinin Selçuklulara karşı gönderilmesi ve Anadolu’daki isyan kararına ilişkin modern akademik inceleme.
https://brill.com/downloadpdf/display/title/58207.pdf
(6) Türk Tarih Kurumu — Peçenekler, Kuman-Kıpçaklar ve 1091 Konstantinopolis tehdidi
Peçeneklerin İstanbul önlerine kadar ilerlemesi ve Levounion süreci.
https://ttk.gov.tr/xviii-turk-tarih-kongresi-cilt-vi/
(7) TDV İslâm Ansiklopedisi — II. Keykâvus
Türkiye Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus’un ailesi ve maiyetiyle İstanbul’a sığınması.
https://islamansiklopedisi.org.tr/keykavus-ii