Beşiktaş Metro İstasyonu için 2016’da başlayan kazılarda, İstanbul’un merkezinde yaklaşık 5.300–5.500 yıl öncesine tarihlenen kurgan tipi mezarlar ortaya çıkarıldı. Kurgan geleneği özellikle Avrasya bozkır kültürleriyle güçlü biçimde ilişkilendirildiği için buluntular kısa sürede “Türkler İstanbul’da 1071’den binlerce yıl önceydi” şeklinde yorumlandı. Fakat arkeolojinin söylediği bundan daha ilginç ve daha temkinli: Beşiktaş’ta çok eski bir bozkır bağlantısı var; ancak mezar sahiplerinin Türk olduğunu gösteren dilsel, genetik veya yazılı bir kanıt henüz yok. (1) (2)
Videoda Kullanılan Kaynaklar, Belgeler ve Görseller
Her şey metro kazısıyla başladı
2016 yılında Kabataş–Mahmutbey Metro Hattı kapsamında Beşiktaş Meydanı’nda istasyon çalışmaları başladı.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında önce:
Osmanlı,
Bizans
ve daha eski dönemlere ait tabakalar ortaya çıkarıldı.
Fakat arkeologlar aşağı indikçe çok daha şaşırtıcı bir katmana ulaştı:
Tunç Çağı’nın başlangıcına tarihlenen büyük bir mezarlık. (1)
Ve mezarlar sıradan değildi
Kazılarda taşlardan oluşturulmuş dairesel yapılar ortaya çıktı.
Bunlar:
kurgan tipi mezarlardı.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal’ın verdiği bilgilere göre kazı alanında toplam:
78 kurgan tipi mezar
tespit edildi. (1)
Bazı kaynaklar mezarlığı yaklaşık:
MÖ 3500–3000
arasına tarihlendiriyor.
Daha dar tarihlendirmelerde ise bazı buluntular:
MÖ 3300–3200
civarına yerleştiriliyor. (2) (3)
Yani bunlar:
günümüzden yaklaşık 5.300–5.500 yıl önce yaşamış insanların mezarlarıydı.
Kurgan kelimesi neden hemen Türkleri akla getiriyor?
Çünkü “kurgan” sözcüğü Türkî diller üzerinden arkeoloji literatürüne girmiş bir kelime.
Genel anlamıyla:
üzerine taş veya toprak yığılarak oluşturulan mezar yapısını
tanımlıyor.
Kurgan geleneğinin en ünlü örnekleri:
Orta Asya,
Kazakistan,
Güney Rusya,
Ukrayna
ve Avrasya bozkırlarında görülüyor.
Daha sonraki dönemlerde:
İskitler,
Hunlar,
Göktürkler,
Kıpçaklar
ve çeşitli bozkır toplulukları da kurgan mezarlar kullandı.
İşte Beşiktaş’ta kurgan tipi mezarların ortaya çıkması bu nedenle:
“Türkler İstanbul’da 5.300 yıl önce miydi?”
sorusunu gündeme getirdi.
Fakat burada çok önemli bir ayrım var
Kurgan = Türk mezarı değildir.
Kurgan bir:
mezar tipi.
Etnik kimlik değil.
Aynı veya benzer gömü geleneğini tarih boyunca çok farklı bozkır toplumları kullandı.
Dolayısıyla Beşiktaş’ta kurgan bulunması:
mezar sahiplerinin doğrudan Türk olduğunu kanıtlamıyor.
Bugüne kadar yayımlanan arkeolojik verilerde bu topluluğun:
Türkçe konuştuğunu,
kendisine Türk dediğini
veya tarihsel Türk topluluklarıyla doğrudan genetik devamlılık taşıdığını
gösteren bir kanıt yayımlanmış değil. (2)
O zaman neden keşif bu kadar önemli?
Çünkü mezarların yapısı İstanbul’un:
Avrasya bozkır dünyası ve Balkanlar arasındaki çok eski göç hareketlerinin içerisinde bulunduğunu
gösteriyor.
Yapı Kredi Kültür Sanat’ın Rahmi Asal’ın Beşiktaş kazıları üzerine verdiği konferans için hazırladığı açıklamada, kurgan tipi mezarların:
Orta Asya step kültürüyle bağlantılı mezar geleneğinin İstanbul’a kadar ulaşmasını gösterdiği
ve erken göç yolları açısından önemli olduğu belirtiliyor. (1)
Bu:
“Burada Türkler yaşıyordu.”
demekten farklı.
Ama yine de son derece önemli.
Çünkü İstanbul’un 5.000 yıl önce bile:
bozkır dünyasıyla bağlantılı hareketlerin geçtiği bir kavşak
olabileceğini gösteriyor.
Mezarlarda ölüler yakılmıştı
Beşiktaş nekropolünün en dikkat çekici özelliklerinden biri:
kremasyon.
Yani ölülerin yakılması.
Kazılarda insanların büyük bölümünün önce başka bir yerde yakıldığı, ardından küllerinin veya kemik kalıntılarının:
kurganların içine,
urnelere
veya taş sandukalara
yerleştirildiği anlaşıldı. (4) Cumhuriyet Gazetesi
Bu gömü gelenekleri de Kuzey Balkanlar ve bozkır bağlantılı kültürlerle karşılaştırılıyor.
25 numaralı kurgandan iki tuhaf figürin çıktı
Kazının en sıra dışı buluntularından biri:
25 numaralı kurganda bulunan iki küçük figürin.
Bu figürinler yaklaşık:
5.300 yıllık
olarak değerlendirildi.
Üzerlerinde kazıma çizgileri ve geometrik işaretler bulunuyor. (4)
Ve işte internet tartışmasının ikinci bölümü burada başladı.
Bazı kişiler bu işaretleri:
eski Türk runik işaretlerine
benzetti.
“5.300 yıllık Türk yazısı bulundu” iddiası çıktı
Figürinlerdeki çizgiler sosyal medyada:
Göktürk alfabesi,
tamga,
Türk damgası
ve hatta:
“İstanbul’da 5.300 yıllık Türk yazısı”
şeklinde sunulmaya başladı.
Fakat burada bilimsel kanıt çok daha zayıf.
Benzer şekiller görmek:
bir yazıyı okumak değildir.
Bugüne kadar bu figürinlerden:
okunabilmiş bir Türkçe kelime,
dilbilimsel bir cümle
veya bilimsel olarak kabul edilmiş bir Eski Türk yazısı
çıkarılmış değil. (2)
Üstelik bildiğimiz tarihî Türk yazılı belgeleri:
bu buluntulardan binlerce yıl daha genç.
Dolayısıyla figürinleri doğrudan:
“Türk runik yazısı”
olarak tanımlamak şu an için bilimsel olarak savunulabilir değil.
Fakat figürinler yine de olağanüstü
Türk yazısı olduklarını kanıtlayamamamız:
buluntuların önemini azaltmıyor.
Tam tersine.
Çünkü bu küçük nesneler:
Beşiktaş’taki insanların ritüelleri,
ölüm anlayışları
ve sembolik dünyaları hakkında elimizdeki en eski kanıtlardan bazılarını oluşturuyor.
Rahmi Asal bunları Türkiye’deki dikkat çekici arkeolojik keşiflerden biri olarak değerlendiriyor. Cumhuriyet
Asıl bilimsel soru:
Bu semboller ne anlama geliyordu?
Ve henüz cevabını bilmiyoruz.
Peki bu insanlar nereden gelmiş olabilir?
Kazılardaki maddi kültürün özellikle:
Kuzeydoğu Balkanlar
ile güçlü paralellikler gösterdiği belirtiliyor.
Bazı değerlendirmelerde bölgedeki kültürel hareket:
Balkanların kuzeyi,
Pontik bozkır,
Trakya
ve İstanbul arasındaki göç hareketleriyle ilişkilendiriliyor. (4) Cumhuriyet Gazetesi
Literatürde bu geniş tarihsel süreç zaman zaman:
“kurgan göçleri”
başlığı altında tartışılıyor.
Bu nedenle Beşiktaş buluntuları:
Anadolu ile Avrupa arasındaki tarih öncesi nüfus hareketlerini anlamak açısından çok önemli.
Yani Orta Asya’dan İstanbul’a mı geldiler?
Bunu bu kadar doğrudan söylemek için henüz yeterli veri yok.
Kurgan geleneğinin çok geniş bir Avrasya coğrafyasında bulunması:
mezar sahiplerinin doğrudan Orta Asya’dan İstanbul’a yürüdüğünü kanıtlamıyor.
Arkeolojik kültürler:
göç,
ticaret,
evlilik,
komşuluk
ve kültürel aktarım
yoluyla birbirlerini etkileyebilir.
Bu nedenle bilim insanları:
mezar mimarisini
etnik kimlikle birebir eşitlemekten kaçınıyor.
1071 meselesine gelelim
Türkiye’de tarih anlatısında sık kullanılan basitleştirilmiş cümle:
“Türkler Anadolu’ya 1071’de geldi.”
Aslında tarihçiler uzun zamandır bunun kelimesi kelimesine doğru olmadığını biliyor.
1071 Malazgirt:
Türklerin Anadolu’ya ilk kez ayak bastığı tarih değil.
Selçuklu ve başka Türk gruplarının Anadolu’ya yönelik faaliyetleri daha önce başlamıştı.
Hatta daha önce konuştuğumuz gibi Peçenekler ve başka Türk toplulukları Bizans dünyasında:
asker,
müttefik,
düşman
ve yerleşimci
olarak 1071 öncesinde zaten görülüyor.
Fakat Beşiktaş buluntusu:
1071’i doğrudan 5.300 yıl geriye çekmiyor.
Bunu özellikle ayırmak gerekiyor.
Yani başlığımız yanlış mı?
“İstanbul’da 5.300 yıllık Türk izleri” ifadesini kesin tarihsel hüküm gibi okursak:
evet, fazla iddialı.
Ama soru olarak ele alırsak:
çok güçlü bir tarih problemi ortaya çıkarıyor.
Çünkü elimizde gerçekten:
5.300–5.500 yıllık kurgan tipi mezarlar,
bozkır kültürleriyle benzerlikler,
Balkan–step göç bağlantıları
ve üzerinde henüz çözülememiş işaretler bulunan figürinler
var.
Olmayan şey:
“Bu insanlar Türk’tü.”
diyebileceğimiz doğrudan kanıt.
Asıl keşif belki bundan daha büyük
Beşiktaş Metro kazıları bize İstanbul’un tarihinin:
Bizans’la,
Roma’yla,
Yunan kolonileriyle
hatta yalnızca Neolitik Yenikapı’yla
sınırlı olmadığını tekrar gösterdi.
Bugün milyonlarca kişinin geçtiği Beşiktaş Meydanı’nın altında:
5.000 yıldan daha eski bir mezarlık
vardı.
Bu insanların ölülerini yakma biçimleri,
mezar mimarileri
ve ritüelleri:
Avrupa ile Avrasya bozkır dünyası arasında çok eski bağlantılara işaret ediyor.
Ve şu an söyleyebileceğimiz en güçlü cümle belki de bu:
1071, Anadolu ile Türklerin ilk teması değildir.
Ama:
Beşiktaş’taki 5.300 yıllık kurganların Türk olduğunu söylemek için de henüz kanıtımız yok.
Gerçek keşif zaten yeterince şaşırtıcı:
İstanbul’un altında, yazılı tarihten binlerce yıl önce bozkır dünyasının izlerini taşıyan bir topluluk yatıyor.
Kaynaklar ve Belgeler
(1) Yapı Kredi Kültür Sanat — Beşiktaş Arkeoloji Kazıları: Kurganların Anlattığı Bir Göç Hikâyesi
Yaklaşık 5.500 yıllık kurgan tipi mezarlar, step kültürü bağlantısı ve erken göç yolları üzerine Rahmi Asal’ın değerlendirmesi.
https://kitap.ykykultur.com.tr/etkinlikler/besiktas-arkeoloji-kazilari-kurganlarin-anlattigi-bir-goc-hikayesi YKY Kültür
(2) Şerif Yenen — Beşiktaş Metro Kazılarında Türk Kurganları mı Bulundu?
Kurgan kelimesinin etnik kimlik göstermediği; Türkçe veya Eski Türk yazısı olarak okunmuş herhangi bir metin bulunmadığı konusunda temkinli değerlendirme.
https://tr.linkedin.com/posts/serifyenen_%C5%9Ferifyenen-be%C5%9Fikta%C5%9F-arkeoloji-activity-7506657169166053376-yTG_ LinkedIn
(3) SosyoCom / İstanbul arkeoloji değerlendirmesi
Beşiktaş kazılarında MÖ 3500–3000 arasına tarihlenen kurgan mezarlar ve kremasyon uygulamaları.
https://acikerisim.gelisim.edu.tr/bitstreams/b0a64594-997b-420e-8453-4c7587eeb010/download Açık Erişim
(4) Anadolu Ajansı — Beşiktaş Kazıları / Rahmi Asal
Kazılarda 78 kurgan mezarın ortaya çıkarılması, gömü biçimleri ve Beşiktaş’ın arkeolojik stratigrafisi.
https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/kazilarda-besiktasin-arkeolojik-stratigrafisi-ortaya-cikarildi/1458017 Anadolu Ajansı
(5) Cumhuriyet — Beşiktaş Metro kazısında 5.500 yıllık kurgan mezarlar
Figürinler, kremasyon mezarları ve kuzey Balkan/step bağlantıları üzerine güncel değerlendirme.
https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/besiktas-metro-kazisinda-5-bin-500-yillik-kurgan-mezarlar-tunc-cagi-istanbul-u-2495559


