1943 sonbaharında Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nde çalışan Elyesa Bazna, büyükelçi Sir Hughe Knatchbull-Hugessen’in kasasındaki çok gizli belgeleri gizlice fotoğraflamaya başladı. Filmleri Alman Büyükelçiliği’ne sattı ve “Cicero / Çiçero” kod adını aldı. Almanlar ona yüz binlerce sterlin ödedi. Fakat savaş bittikten sonra Bazna hayatının şokunu yaşadı: kazandığını sandığı paraların önemli bölümü, Nazi Almanyası’nın Operation Bernhard kapsamında bastığı sahte İngiliz sterlinleriydi. Yani savaşın en ünlü casuslarından biri, çalıştığı istihbarat servisi tarafından dolandırılmıştı. (1) (2) CIA
Videoda Kullanılan Kaynaklar, Belgeler ve Görseller
Ankara savaşın en büyük casusluk merkezlerinden biriydi
II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye savaşa fiilen katılmamıştı.
Fakat jeopolitik konumu nedeniyle:
İngiltere,
Almanya,
Sovyetler Birliği
ve Amerika
Türkiye üzerinde yoğun diplomatik ve istihbarî faaliyet yürütüyordu.
Özellikle Ankara:
casuslar, diplomatlar ve istihbarat servisleri için dev bir mücadele alanına dönüşmüştü.
İngiltere Türkiye’yi Müttefiklerin yanında savaşa sokmaya çalışıyor, Almanya ise en azından tarafsız kalmasını istiyordu. Bu nedenle İngiliz Büyükelçiliği’nden çıkabilecek birkaç sayfalık gizli belge bile Berlin için son derece değerliydi.
Ve İngiliz Büyükelçisinin uşağı her gün kasanın yanındaydı
Elyesa Bazna, Kosova/Priştine kökenli bir Osmanlı vatandaşı ailesinden geliyordu.
Hayatının farklı dönemlerinde şoförlük, hizmetçilik ve çeşitli elçiliklerde görev yaptı.
1943’te ise Ankara’daki İngiliz Büyükelçisi:
Sir Hughe Knatchbull-Hugessen’in özel uşağıydı.
Bu ona olağanüstü bir avantaj sağlıyordu.
Büyükelçinin:
odasına,
özel yaşam alanlarına
ve dolayısıyla gizli evrakın bulunduğu bölgelere
rahatlıkla girebiliyordu.
CIA’nın yayımladığı tarihsel değerlendirmelerde Bazna’nın büyükelçinin kasasındaki belgeleri gizlice fotoğrafladığı açıkça belirtiliyor.
Kasadaki belgeleri fotoğraflamaya başladı
Bazna’nın yöntemi şaşırtıcı derecede basitti.
Büyükelçi odasında olmadığında veya banyodayken kasaya ulaşıyor, belgeleri çıkarıyor ve:
fotoğraflarını çekiyordu.
Ardından belgeleri tekrar yerlerine koyuyordu.
Bazı çalışmalara göre kasanın anahtarının veya erişim yönteminin bir kopyasını elde etmişti. (3)
Filmler ise daha sonra Alman Büyükelçiliği’ne götürülüyordu.
Bazna’nın doğrudan bağlantısı:
Ludwig Carl Moyzisch
adlı Alman görevliydi.
Moyzisch Ankara’daki Alman Büyükelçiliği’nde çalışıyor ve Alman güvenlik-istihbarat teşkilatıyla bağlantılıydı.
İlk istediği para inanılmazdı
Bazna Almanlara ilk yaklaşımında elindeki belge filmi karşılığında:
20.000 İngiliz sterlini
istedi.
1943 şartlarında bu olağanüstü büyük bir paraydı. (3)
Almanlar başlangıçta şüphelendi.
Çünkü önlerinde iki ihtimal vardı:
Ya İngiliz Büyükelçiliği’nin tam kalbinden gelen inanılmaz değerli bir kaynak bulmuşlardı…
ya da:
İngilizler kendilerine kontrollü dezenformasyon veriyordu.
Berlin bu nedenle Bazna’ya uzun süre tam güvenemedi.
Kod adı: Çiçero
Almanlar Bazna’ya:
“Cicero”
kod adını verdi.
Türkçede daha çok:
Çiçero
olarak biliniyor.
Alman Büyükelçisi Franz von Papen’in 4 Kasım 1943 tarihli bir mesajında yeni kaynağın bundan sonra:
“Cicero”
adıyla anılacağı açıkça yazılıyor. (4)
Artık Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin uşağı:
Nazi Almanyası’nın en değerli istihbarat kaynaklarından biri olmuştu.
Belgeler Berlin’e kadar gidiyordu
Bazna’nın verdiği belgeler sıradan diplomatik yazışmalar değildi.
CIA’nın tarihsel incelemesine göre bilgiler arasında:
Moskova Konferansı,
Kahire Konferansı,
Tahran Konferansı,
Türkiye’nin savaşa sokulması için yapılan görüşmeler
ve Müttefiklerin Avrupa’daki askerî planlarıyla ilgili belgeler
bulunuyordu. (1)
Bazı raporlar bizzat Berlin’e ulaştırıldı.
Hatta Cicero kaynaklı belgelerin:
Hitler’in masasına kadar gittiği
de CIA’nın değerlendirmelerinde aktarılıyor.
“Overlord” kelimesini bile gördüler
Belgelerde geçen en dikkat çekici ifadelerden biri:
OVERLORD
kod adıydı.
Operation Overlord:
6 Haziran 1944’te gerçekleşecek Normandiya Çıkarması’nın kod adıydı.
Müttefiklerin Tahran görüşmelerinde Overlord’un 1944 baharında gerçekleştirilmesi açık biçimde tartışılmıştı. (5)
Bazna’nın aktardığı belgelerde Overlord’a ilişkin bilgiler bulunması:
teorik olarak son derece büyük bir istihbarat başarısıydı.
Ama burada popüler anlatılardaki:
“Çiçero Normandiya çıkarmasının bütün planlarını Hitler’e verdi.”
iddiasını biraz yumuşatmak gerekiyor.
Kaynaklar onun Overlord’a ilişkin ciddi bilgiler aktardığını gösteriyor; fakat Almanların eline tam operasyon planının geçtiğini söylemek fazla iddialı olur.
Almanlar bu altın değerindeki bilgiye inanmadı
İşin ironik tarafı burada başlıyor.
Cicero’nun belgeleri:
fazla iyi görünüyordu.
Berlin’de bazı yetkililer bunun İngilizlerin hazırladığı bir dezenformasyon operasyonu olabileceğinden şüphelendi.
CIA kayıtlarında, Cicero materyalinin Alman dış istihbaratının savaş boyunca elde ettiği en büyük başarılarından biri olduğu, fakat aynı zamanda içerideki kuşku ve bürokratik sorunlar nedeniyle yeterince değerlendirilemediği belirtiliyor.
Yani Bazna:
İngilizlerin en gizli evrakını gerçekten çalıyordu.
Ama Almanlar zaman zaman:
“Bu kadar iyi olamaz.”
diye düşünüyorlardı.
İngilizler ise kasalarının boşaltıldığını uzun süre anlamadı
İngiliz tarafının durumu da en az Almanlar kadar ilginç.
Bir noktada bilgi sızıntısı olduğu anlaşılmıştı.
Fakat kaynağın kim olduğu hemen bulunamadı.
Hatta daha sonraki İngiliz incelemelerinde elçilik güvenliği ağır biçimde eleştirildi. (6)
Bazna şüpheliler arasına girdiğinde bile:
İngilizceyi yeterince bilmediği
ve böyle bir operasyonu yapamayacak kadar basit biri olduğu
düşüncesiyle küçümsendiği aktarılıyor.
Bu küçümseme:
Cicero’nun en büyük avantajlarından biriydi.
Fakat başka bir casus onun peşindeydi
Alman Büyükelçiliği’nde çalışan Nele Kapp, Moyzisch’in sekreteriydi.
Fakat Nazi rejiminden kaçmak istiyordu.
Kapp Alman Büyükelçiliği içerisindeki bilgileri Müttefiklere aktarmaya başladı.
CIA’nın yayımladığı anlatıma göre Kapp:
Cicero operasyonunun kimliğine ilişkin kritik bilgileri öğrendi.
Kapp’ın kaçışı daha sonra OSS’nin “Operation Honeymoon” adlı operasyonuyla gerçekleştirildi. CIA
Bu gelişmeler Almanların Ankara’daki operasyonunu giderek daha riskli hale getirdi.
Bazna işi bıraktı
1944 başlarında elçilik güvenliği artırılmaya başlandı.
Belgelerin korunması sıkılaştırıldı.
Bazna’nın kasaya erişmesi giderek zorlaştı.
Sonunda Mart 1944 civarında İngiliz Büyükelçiliği’ndeki görevinden ayrıldı ve Cicero operasyonunun en verimli dönemi sona erdi. (3)
Toplam operasyon süresi yalnızca birkaç aydı.
Fakat bu birkaç ay içerisinde:
yüzlerce gizli belgenin fotoğrafı Almanların eline geçmişti.
CIA kayıtlarından birinde Alman istihbaratının Ekim 1943’ten 1944 ortalarına kadar büyükelçinin kasasındaki çok gizli belgeleri düzenli biçimde fotoğrafladığı belirtiliyor.
Peki Bazna ne kadar para kazandı?
Burada rakam kaynaklara göre değişebiliyor.
Bazna’nın kendi anlatımı ve sonraki çok sayıda çalışma toplam ödemeyi yaklaşık:
300.000 sterlin
olarak veriyor. (3)
1940’ların 300.000 sterlini:
olağanüstü bir servetti.
Bu nedenle Bazna savaş bittikten sonra zengin bir adam olacağına inanıyordu.
Bazı anlatımlarda bu nedenle kendisine:
“dönemin en yüksek ücretli casuslarından biri”bdenildi.
Ve işte hikâyenin en güzel ironisi tam burada başlıyor.
Naziler ona sahte para vermişti
Savaş sona erdikten sonra Bazna elindeki serveti kullanmaya başladı.
Fakat bazı sterlinlerin kontrol edilmesiyle korkunç gerçek ortaya çıktı:
Paraların önemli bölümü sahteydi.
Hem de amatörce basılmış sahte banknotlar değildi.
Bunlar Nazi Almanyası’nın:
Operation Bernhard
adı verilen dev sahte para operasyonunun ürünleriydi.
CIA kayıtları bunu doğrudan doğruluyor:
Cicero kod adlı Elyesa Bazna, Almanlar tarafından Operation Bernhard kapsamında üretilmiş sahte İngiliz paralarıyla ödendi.
Operation Bernhard neydi?
Nazi Almanyası savaş sırasında İngiliz ekonomisini hedef alan olağanüstü bir sahtecilik operasyonu kurdu.
Amaç:
mümkün olduğunca gerçekçi İngiliz sterlini üretmekti.
Sachsenhausen toplama kampındaki mahkûmlar — aralarında matbaacılar, bankacılar ve grafik uzmanları bulunan Yahudi tutuklular da vardı — sahte banknot üretmeye zorlandı. (2)
CIA’nın 2023 tarihli değerlendirmesine göre 140’tan fazla mahkûm bu üretim sürecinde kullanıldı.
Üretilen banknotlar o kadar başarılıydı ki:
bankaların bile bunları gerçeklerinden ayırması son derece zordu.
İngiliz parasını çökertmek isterken casuslarını da onunla ödediler
Başlangıçtaki amaç:
çok büyük miktarda sahte sterlini İngiltere ekonomisine sokarak para sistemini destabilize etmekti.
Ancak operasyon daha sonra farklı amaçlarla kullanılmaya başladı.
Sahte sterlinlerle:silah, değerli eşya, döviz ve istihbarat hizmetleri satın alındı.
CIA belgelerinde Alman ajanlarının da bu banknotlarla ödendiği belirtiliyor.
Ve bunun en ünlü kurbanlarından biri:
Elyesa Bazna.
Kısacası:
Bazna İngilizleri kandırdı.
İngilizlerden gizli belgeleri çaldı.
Almanlara sattı.
Ama sonunda:
Almanlar da Bazna’yı sahte parayla kandırdı.
Çiçero zengin olacağını sanıyordu
Bazna’nın planı savaş sonrasında servetini kullanarak rahat bir hayat kurmaktı.
Bazı kaynaklarda bir otel yatırımı yapmayı düşündüğü aktarılıyor.
Ancak banknotların sahte çıkmasıyla:
servetinin büyük bölümü bir anda değersizleşti.
Daha da kötüsü:
Bazna bazı sahte banknotları başkalarına ödeme olarak vermişti.
Paralar sahte çıkınca bu kişiler kendisinden gerçek para talep etti.
Sonraki yıllarda kazancının önemli bölümünü:
borçlarını kapatmaya çalışarak geçirdiği
aktarılıyor. (3)
Almanya’dan parasını istedi
Bazna savaştan sonra:
Batı Almanya hükümetine başvurdu.
Temel argümanı oldukça sıra dışıydı:
Alman devleti için çalışmıştı.
Almanlar ona ödeme yapmıştı.
Ama ödeme:
sahte çıkmıştı.
Dolayısıyla gerçek parasını istiyordu.
Çeşitli dönemlerde tazminat ve ödeme talebinde bulundu.
Fakat istediği büyük meblağı hiçbir zaman alamadı. (3)
Bir anlamda:
eski Nazi casusu, Alman devletinden “beni sahte parayla dolandırdınız” diye parasını geri istemişti.
Zengin casus gece bekçisi oldu
Savaş sırasında yüz binlerce sterlinlik belgeler satan Bazna’nın sonraki hayatı:
beklediği kadar gösterişli olmadı.
İstanbul’da çeşitli işler yaptı.
Kullanılmış araba sattı.
Şan dersleri verdiği aktarılıyor.
Daha sonra Almanya’ya taşındı.
Ve Münih’te:
gece bekçisi olarak çalıştı.
Savaşın en büyük istihbarat sızıntılarından birini gerçekleştiren adamın kariyeri:
bir gece bekçiliği işiyle sonlandı.
Sonra kendi hikâyesini yazdı
1962’de Bazna:
I Was Cicero — Ben Çiçero’ydum
adıyla anılarını yayımladı. (7)
Hikâyesi zaten daha önce popüler kültüre girmişti.
1952 yapımı:
5 Fingers
filmi Cicero olayından esinlenmişti.
CIA’nın film üzerine değerlendirmesinde ise filmin gerçek olayla ilişkili olmakla birlikte birçok ayrıntıyı değiştirdiği belirtiliyor.
Bazna böylece:
gerçek bir casusluk vakasından sinema karakterine dönüşen az sayıdaki ajanlardan biri
haline geldi.
Peki gerçekten başarılı bir casus muydu?
Bilgi elde etme açısından:
kesinlikle olağanüstü başarılıydı.
İngiliz Büyükelçisinin kasasından çok gizli belgeleri aylarca çıkarıp fotoğrafladı.
Belgeler:
Alman Dışişleri,
SD
ve Nazi yönetiminin en üst seviyelerine kadar ulaştı. (1)
Ancak stratejik etkisi konusunda daha temkinli olmak gerekiyor.
Almanların:
kaynağın güvenilirliğinden şüphe etmesi,
kurumlar arası rekabet
ve gelen bilgilerin gerektiği şekilde değerlendirilememesi
nedeniyle Cicero’nun sağladığı istihbaratın tamamı askerî avantaja dönüşmedi.
Bu nedenle:
muhteşem bir istihbarat toplama başarısıydı, fakat aynı ölçüde büyük bir stratejik başarı değildi.
Ve hikâyenin ironisi mükemmel
Elyesa Bazna:
İngiltere Büyükelçisinin odasına girdi.
Kasasını açtı.
En gizli belgeleri fotoğrafladı.
Nazi Almanyası’na sattı.
Kahire ve Tahran konferanslarına ilişkin bilgiler gönderdi.
Overlord kod adını içeren belgeleri Berlin’e ulaştırdı.
Karşılığında:
yüz binlerce sterlin aldı.
Savaş bitti.
Paraları kullanmaya başladı.
Ve sonra öğrendi:
Naziler ona kendi bastıkları sahte İngiliz paralarını vermişti.
Yani İngilizleri kandırarak servet kazandığını düşünen Çiçero:
sonunda kendi işvereni tarafından dolandırıldı.
Belki de II. Dünya Savaşı casusluk tarihinin en iyi kara mizahlarından biri budur.
Kaynaklar ve Belgeler
(1) CIA — Digging Up Secrets / Cicero ve Operation Honeymoon
Bazna’nın İngiliz Büyükelçisinin uşağı olması, gizli belgeleri Almanlara aktarması, Kahire ve Tahran konferanslarına ilişkin bilgiler ve Cicero operasyonunun açığa çıkış süreci.
https://www.cia.gov/stories/story/digging-up-secrets/ CIA
(2) CIA — Nazi Counterfeiters / Operation Bernhard
Nazi sahte sterlin operasyonu ve Elyesa Bazna’nın Almanlar tarafından sahte İngiliz parasıyla ödendiğini doğrulayan istihbarat tarihi çalışması.
https://www.cia.gov/readingroom/docs/DOC_0005548952.pdf CIA
(3) Intelligence & National Security / The Psychology of a Spy: Cicero
Bazna’nın 1943–44 faaliyetleri, ilk 20.000 sterlinlik talebi, toplam yaklaşık 300.000 sterlin ödeme ve sahte para meselesi üzerine modern inceleme.
https://www.researchgate.net/publication/359285016_The_Psychology_of_a_Spy_Cicero_Elyesa_Bazna_1904-1970 ResearchGate
(4) CIA — Alias George Wood
Franz von Papen’in Kasım 1943 mesajında kaynağın “Cicero” adıyla anılmasını istediğini gösteren tarihsel istihbarat kaydı.
https://www.cia.gov/resources/csi/static/Alias-George-Wood.pdf CIA
(5) U.S. Department of State — Tehran Conference Records, 1943
Operation Overlord’un 1944’te uygulanmasına ilişkin Müttefik liderlerin gerçek konferans kayıtları.
https://history.state.gov/historicaldocuments/frus1943CairoTehran/d424 Tarih Ofisi
(6) Christopher Baxter — Forgeries and Spies: The Foreign Office and the ‘Cicero’ Case
İngiliz Dışişleri’nin Ankara Büyükelçiliğindeki sızıntıya tepkisi, güvenlik soruşturmaları ve Cicero’yu yakalama girişimleri.
https://www.researchgate.net/publication/232888928_Forgeries_and_Spies_The_Foreign_Office_and_the_%27Cicero%27_Case ResearchGate
(7) CIA — The Intelligence Officer’s Bookshelf / I Was Cicero
Elyesa Bazna’nın anıları ve Cicero vakasının savaş sonrası değerlendirilmesi.
https://www.cia.gov/resources/csi/studies-in-intelligence/volume-49-no-4/the-intelligence-officers-bookshelf/


